Bismillahirrahmanirrahîym

İlahi !

Senin ismin bütün isimlerin efendisidir. Arzın ve semanın melekutu senin elindedir. Sen her şeyin üzerinde kaimsin. O, her şeyin üzerindedir. Müstağnilik senin için sabittir. Senden başka, o ve ben olarak her şey senin kutsal cömertliğinin feyzine muhtaçtır. Yaratma ve emrin bütün karşıtlarını ve ayrılarını cem ettiğin, bütün zahirlerin gaybını ikame ettiğin, bütün gaiplerin görünenlerini izhar ettiğin ismin hakkı için senden istiyorum. Bana öyle bir samedanilik bahşet ki onunla kudretinin muharrikini durdurayım, böylece içimdeki bütün sakinler harekete geçsin. İçimde bütün hareketliler de sakin olsun. Kendimi bütün yönelenlerin kıblesi, bütün dağınıkların derleyicisi bulayım. İsmin hakkı için ki yüzümü ona yönelttim, onun yanında irademi ve sözümü savurdum. Herkes benden bir kap eksiksiz hidayet alsın. O, yegane imam Muhammed Mustafa’nın hidayetidir. Eğer o olmasaydı, bu varlık olmazdı.-(bu kısım üç kere okunacak)- Musa’nın (a.s) benliğini iktiba etsin benden herkes.

Ey O olan ! Ey O !

O, ne Odur ne de ben. Bütün görünenlerin hakikatini kuşatan bin gaipten kaynaklanan ismin hakkı için senden istiyorum. Her çok’un birliğini her hakkın içinde ve her hakikatin zahirinde bütün birlerin çokluğunu, sonra zahirin ve batının birliğini bana göster, ki zahirin gaybi ve batının gizliliği benden saklanmasın. Ey her şeyin melekutu elinde olan! Bana küllü göster. Sen sensin.

Sen Allah de, sonra da onları oyunlarıyla baş başa bırak…Elif. Lam. Mim. Allah, O’ndan başka ilah yoktur. O daima diridir, her şeyin üzerinde kaimdir.

Efendim !

Selam üzerine olsun. Sen benim efendimsin. Benim gizlim de açığım da senin yanında birdir. Benim seslenişimi duyarsın ve dualarıma icabet edersin. Nurunla benim zulmetimi sildin. Benim ölümü hayatınla dirilttin. Sen benim rabbimsin, kulağım, gözüm ve kalbim senin elindedir. Sen benim her şeyimin sahibisin. Aşağılığımı şereflendirdin, değerimi yükselttin, şanımı yücelttin.

Nurların nuru, sırların açıcısı, ömürlerin bahşedicisi, perdelerin kaldırıcısı sen yücesin. Celalinin ululuğunda sonradan olma varlıkların özelliklerinden berisin. Kemalinin mertebesi eksikliklerin, ayıpların ve şehvetlerin yol bulmasına kapalı olacak kadar yücedir.

Zatının şühuduyla arzlar ve semalar nurlandı. En yüce ululuk, en geniş cennetler ve en ulaşılmaz üstünlük senindir. Münezzehtir, beridir rabbimiz ve meleklerin ve ruhun rabbidir. Karanlık dehlizleri, gizli cevherleri aydınlatan, heyuli denizde boğulanları kurtarandır. Çöken karanlıktan, göz diken hasetçiden sana sığınırım.

Ey benim padişahım! Sana sesleniyorum, kırık, senin işittiğini bilen, senin icabet ettiğine inanan bir kul olarak sana yalvarıyorum. Muhtaç ve zor durumdaki biri olarak kapında durdum, senden başka da vekil bulamıyorum.

İlahi !

Hayırları bahşettiğin, bereketleri indirdiğin ve şükür ehline fazlalıkları lütfettiğin, kullarını karanlıklardan çıkardığın, şirk ve alçaklık ehlini gazaba uğrattığın ismin hakkı için senden istiyorum: nurlarının giysilerini üzerime geçir. Ki düşmanların zarar veren bakışlarını, eksilten ellerini benden alıkoysun. Senden payıma aydınlanma ver ki her gizli şey benim için açığa çıksın. Her yüce sırrı benim için belirginleştirsin. Azdıran her şeytanı da yaksın. Ey nurun nuru! Her örtülüyü açan! Bütün işlerin dönüşü sanadır. Bütün kötülükler seninle savılır.

Ey Rab! Ey Rahim! Ey Gafur!

Allah’ın salât ve selamı efendimiz Muhammed’in, ehlibeytinin ve ashabının üzerine olsun.

Muhyiddin İbnü’l Arabi